takvim

SAAT

E-RANDEVU


SORU – CEVAP


BAŞ DÖNMESİ

Baş Dönmesi ve Nedenleri ;
Baş dönmesi kişinin tanımladığı subjektif bir duyudur. Genel olarak vertigo başlığı altında incelenir. Kişinin iş ve sosyal hayatını etkileyen oldukça önemli denge sorunudur. Yüzlerce neden sayılabilir bizim sersemlik diye tanımlayabileceğimiz dizziness denen durumla ayırımı mutlak yapılmalıdır. Vertigo dediğimiz gerçek baş dönmesinde hasta etrafın veya kendinin döndüğünü ifade eder. Dizziness ise sallanma, sandalda dibi olma şeklinde tanımlanır. Bizim konumuz gerçek baş dönmesi ile ilgilidir.
Nedenleri:

  • Santral Sebepli Baş Dönmeleri:Beyin, beyincik ve onların birleştirici yollarına ait kanama, damar bozuklukları ve tümörleri veya Multipl Skleroz denen hastalığa bağlı olabilir.
  • Periferik(Çevresel) Nedenli Baş Dönmeleri
  • İç kulak kaynaklı (Bening Pozisyonel Baş Dönmesi, Vestibüler Nörinit, Vertebrobaziller Yetmezlik, Vestibüler Nörinit, Ani İşitme Kaybı, Meniere Hastalığı vb.)
  • Göz Kaynaklı Baş Dönmeleri: Okülokinetik Nistagmus, Astigmat Hastalığı vb.
  • Sistemik Hastalılara Bağlı: B12 Vitamini eksikliği, Tabes Dorsalis, Kolesterol Yüksekliği vb.
Bu son derece komplike durumda öncelikle başvuru adresi kulak hekimi olmalıdır. Çünkü vertigo’nun sebebi olan hastalıkların çoğu iç kulak rahatsızlığıdır.
Manevra Tedavileri ;
BPPV ( İyi huylu pozisyonla ilgili baş dönmesi) Baş dönmesi nedenleri arasında en sık rastlananıdır. Tüm vertigoların yaklaşık %25’inin nedenidir. Sebep yarım daire kanallarının içinde serbest kristal dolaşımı yada yapışmasıdır.(Kanalolitiazis veya kupulolitiazis) Çoğunlukla bir kafa travması, geçirilmiş kulak iltihabı neden olarak ileri sürülür.
Bu tabloda hastalar özellikle baş ve vücut hareketlerinde ani ve kısa süreli ancak çok şiddetli baş dönmesinden yakınırlar. Bu özellikle bir tarafa yatınca veya öneeğilince yada yukarı bakınca ortaya çıkan bulgularla kendini gösterir. Bazen tabloya şiddetli bulantı ve kusma eklenir. Hastalar hareket etmek istemez ve genellikle oturarak yada baş yukarıda uyumak isterler.
Tanı Dik-Hallpike testleri denen denge testleri ile konur . Bunlar dışında muayene bulgusu yoktur. Tedavisi tutulan kanalın doğru saptanması sonucu yapılan manevra tedavisidir. Bunlara kanalit repozisyon manevraları denir.( Epley, Semont, Barbeque) Bu tedavilerden sonra hastalık %95 olguda tamamen düzelir ve nüks etmez. Nüks halinde manevra yenilenir. Eğer bunlarla sonuç alınmazsa Vestibüler Training Dediğimiz Denge Eğitimi verilir. Bununla başarılı olunmazsa o zaman ilgili yarım dair kanalının kapatılması gündeme gelir. Ameliyatla saptanan kanal tamamen tıkanır.
Meniere Hastalığı
   Hastalığın tanısında anamnez dediğimiz görüşme çok önemlidir. Hastalığın karakteristiği olan ataklarınızın sıklığını, süresini, ciddiyetini ve karakterinin hikayesini değerlendirdikten sonra işitme kaybınızın süresini, değişip değişmediğini, çınlama veya dolgunluk hissinizin olup olmadığını, bunun tek veya çift taraflı olup olmadığını hekim tarafından belirleyecektir. Size geçmişte frengi, kızamık veya diğer ciddi enfeksiyonları geçirip geçirmediğiniz, gözünüzde bir iltihap olup olmadığı, bağışıklık sisteminde bozukluk veya allerjinizin olup olmadığı veya geçmişte bir kulak ameliyatı geçirip geçirmediğiniz sorulabilir. Genel sağlığınız, şeker hastalığınız, tansiyonunuz, yüksek kolesterolünüz, guatrınızın, nörolojik veya duygusal problemlerinizin olup olmadığı da sorulabilir. Bazı durumlarda bu problemlere yönelik testler yapılabilir. Kulak ve baş boyunun diğer yapılarının fizik muayenesi ataklar haricinde normaldir.
      İşitme testi olan Odiometrik muayene, etkilenen kulaktaki işitme kaybını gösterir. Etkilenen kulakta konuşma ayırt etme yeteneği (hastanın “git “ ve “bit “ gibi benzer kelimeler arasında ayırım yapamaması.) etkilenmiş olabilir. Denge fonksiyonunu değerlendirmek için ENG (elektronistagmografi) uygulanabilir. Bu karanlık bir odada yapılır. Kayıt elektrotları göze yakın yerleştirilir. Elektrodlardan çıkan kablolar kalp monitörüne benzeyen bir makineye bağlanır. Sıcak ve soğuk su, yada hava yavaşça her iki kulak kanalına uygulanır. Göz ve kulak, sinir sistemi sayesinde birlikte çalıştıkları için denge sistemi ölçümünde göz hareketlerinin ölçümü kullanılır. Hastaların yaklaşık %50 sinde etkilenen kulakta denge fonksiyonu azalmıştır. Denge sistemini değerlendirmek için rotasyon testi veya denge düzlemi gibi diğer denge testleri de uygulanabilir.

      Uygulanabilecek diğer testler:
Elektrokokleografi (EcoG) bazı Meniere hastalarında iç kulaktaki artmış sıvı basıncını gösterebilir. İşitsel beyin kökü cevabı(ABR)işitme siniri ve beyin yollarının bilgisayarlı testidir.
BT (bilgisayarlı tomografi ) ve MRI (manyetik rezonans görüntülemesi) işitme ve denge siniri üzerinde meydana gelen tümörü belirlemek için gerekebilir. Bu tümörler nadirdir ancak Meniere’e benzer bulgulara sebep olurlar.
      Hastalık Nasıl Tedavi edilir?
Tedavide pek çok seçenek söz konusudur. Ancak mutlak değişmez tedavi yoktur. Tedavileri aşağıda ki gruplamak mümkündür.
      Diet ve tedavi: 
Az tuzlu diyet ve bir diüretik (suyu vücuttan atılımını sağlayan ilaç ) Meniere hastalarında atak sıklığını azaltabilir. Diüretikten tam verim alabilmek için tuzu kısıtlamanız ve ilacınızı belirtildiği şekilde düzenli almanız çok önemlidir. İlaç tedavisine bir alternatif de lokal olarak kulağa kortizon uygulamasıdır. Her gün yada gün aşırı iğne ya da kulağa havalandırma tüpü vasıtasıyla uygulanabilir. Başarı oranı %60’lar civarındadır.
      Yaşam Biçimi:
Kafein, sigara ve alkolden uzak durun! Düzenli uyuyun ve iyi beslenin. Fiziksel olarak aktif olun ama gereksiz yorgunluklardan kaçının. Meniere hastalığında stres, baş dönmesi ve kulak çınlamasına sebep olabilir. Stres den uzak durun.
      Önlemler:
Eğer uyarmaksızın baş dönmeniz olursa, araç kullanmayın çünkü araç kontrolündeki başarısızlığınız, siz ve diğerleri için tehlikeli olabilir. Güvenlik için yüzmeden, merdivenlerden, yapı iskelelerinden vazgeçmeniz gerekebilir.
      Meniere Hastalığı Tedavisi’nde Ameliyat Ne Zaman Gerekir?
Eğer baş dönmesi atakları konservatif çözümlerle kontrol edilemiyorsa ve ataklar günlük işleri kısıtlıyorsa aşağıdaki cerrahi işlemlerden biri tavsiye edilebilir:
     1-Endolenfatik şant (iç kulak sıvısının boşaltılması) veya dekompresyon (basıncın azaltılması) işlemi işitmeyi koruyan bir kulak ameliyatıdır. Vakaların 1/2-1/3’ünde baş dönmesi ataklarının kontrolu sağlanır. Ancak hiçbir hastada bu kontrol kalıcı değildir. Diğer işlemlere kıyasla daha kısa sürer.
     2-Vestibüler nörektomi denge sinirinin iç kulağı terkedip beyine girdiği yerde kesilmesi işlemidir. Baş dönmesi atakların büyük bir kısmı bu ameliyatla tedavi edilebilir ve vakaların çoğunda işitme korunulur.
     3-Labirentektomi ve işitme sinirinin kesilmesi : Bir tarafın iç kulağndaki işitme ve denge mekanizmalarının harap edilmesidir. Meniere hastasının etkilenmiş olduğu kulağı çok az duyuyorsa bu yöntem tercih edilebilir. Genellikle baş dönmesi atakları kontrol altına alınır.
Diğer ameliyatlar ve tedaviler de bazı durumlarda tavsiye edilebilir. Cerrahi tedavi gerekli görülüyorsa, cerrahınızla riskleri ve kazanacaklarınızı tartışmalısınız. Her ne kadar Meniere hastalığının tedavisi yoksa da hemen hemen her vakada baş dönmesi kontrol altına alınabilir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>